ASELSAN yerli cep telefonlarının hikayesi

Son dönemde adından sıkça bahsedilen Milli ve yerli gururumuz ASELSAN, cep telefonlarının Türkiye pazarına ilk girdiği dönemde üretimini gerçekleştirdiği yerli cep telefonu modellerinin hikayesini sizler için derledik.

Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Türkiye’ye uygulanan ambargo nedeniyle, ülkemizin kendi savunma sistemlerinin geliştirilmesi amacıyla 1970’li yılların başında ülkemizin vatanperver insanlarının bağışlarıyla Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerini Güçlendirme Vakıfları kurulmuş, ASELSAN da bu kapsamda 1975 yılında Kara Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı öncülüğünde faaliyetine başlamıştır.

21 yıl önce yani 1997 yılında ASELSAN, teknolojide devrim yaratan bir mobil cep telefon piyasaya sürerek herkesi şaşırtıyor. 1994 yılında 30 kişilik mühendis grubu ile yerli cep telefonu çalışmalarına başlayan ve üç yıl sonra bu uğraşın meyvesini ellerine alarak ismini ASELSAN 1919 koydukları yüzde yüz yerli cep telefonu nu piyasaya sürüyorlar.

O yıllarda dünya cep telefonu sektöründe henüz Nokia, Ericsson ve Motorola markaları telaffuz edilirken, Dünya üzerinde mobil cep telefonu üreten dokuz ülkeden birisi de ASELSAN 1919 modeli ile Türkiye olmuştur. İlk parti 500 adet üretim ile piyasaya sürülen yerli cep telefonu modelimiz, ilk adres olarak Azerbaycan ve Kıbrıs’a ihraç edilmeye başlanır.

ASELSAN 1919 modeli öyle bir başarıya ulaşır ki; 10 farklı ülkeden, üç ay gibi kısa süre zarfında 5 binden fazla ihraç edilerek yeni siparişler alınır. Hatta başarısı dünya pazarında o kadar yankı bulur ki, İngiltere’de düzenlenen teknoloji fuarında birinci seçilir. Teknoloji etkinliğinde yaşanılan zaferin, dünyada ilk titreşim özelliğine sahip cep telefonu olması ve o günün teknolojisinde birçok yenilikçi fikri içinde barındırmasının etkisi büyüktür.

Boyu 12,9 cm, eni 4,7 cm ve kalınlığı da 2,5 cm olan yerli cep telefonu, 185 gram ağırlığında olduğundan, o dönemin en hafif telefon sıralamalarında en önde yer almaktaydı. İki çeşit pil kullanılan ilk yerli cep telefonu ASELSAN 1919, 550 mah kapasiteli standart pil ile konuşma süresi 1.5 saat, bekleme süresi 40 saat olurken, güçlü pil kullanıldığında ise konuşma süresi 2.5 saat, bekleme süresi ise 70 saate kadar çıkabilmekteydi.

Üretimi yapıldığı yıllarda fiyatı KDV dahil 96 TL olan (eski parayla 96 milyon TL) ASELSAN 1919’un 1 yıl garantisi vardı. Arızalanması durumunda ise İstanbul, Ankara ve İzmir’de 15 dakikada, diğer illerde ise 1 gün ila 1 hafta gibi kısa süreler içinde tamir edilip geri verilebiliyordu.

Yaşanan bu başarının ardından, hemen yeni tasarım çalışmaları 1920 ve 1923 modellerini geliştirmek için kollar sıvanır ve 1997 yılında Nokia dan bir mühendis getirtilir ve aksilikler tam da bu zamanda başlar. Patent daha çıkarılmadığı için rakip firmalar uluslararası mahkemelere başvururlar ve davaları kazanırlar. Zor günler geçiren ASELSAN, hükümet kanadından beklediği desteği göremez. O dönemde Çukurova Holding’in büyük kuruluşlarından biri olan KVK, telefon satış ve dağıtım pazarına tek başına hakim iken ASELSAN 1919’u değil de Nokia modellerini bayilere dağıtımını yaparak, Nokia ve diğer cep telefonu firmaları ile yaptığı anlaşmalar sebebiyle ASELSAN 1920-1923 modellerini piyasaya sürmez.

Günümüzde bireysel ve toplumsal gizliliğin, akıllı cihazlar ve sosyal medya kuruluşları aracılığı ile ihlal edildiği haberlerine sıkça şahit oluyoruz. Türk istihbarat görevlileri tarafından da kullanılan ASELSAN telefonlarında bulunan en önemli özelliklerden biri ise; başka şahısların veya kurumların, cep telefonları üzerinden dinleme erişimini sağlamasının imkânsız olmasıydı. Bundan tam yirmi bir sene önce şu anki özel hayat gizliliğine dair yaşadığımız sancıların adımları atılmıştı. Belki de ASELSAN model telefonlar geliştirilip günümüze kadar üretimi devam etseydi, ülkemizde ve dünyada teknolojinin geldiği nokta bambaşka olabilirdi.

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir